Gündem | Şubat 2012|
Cem Mehmet BAYDUR
Kur İnse Ne Olur Çıksa Ne Olur, Bilmem Söylesem mi
Söylemesem mi?
İktisat bilimi temelde fiyatların veya fiyat mekanizmasının nasıl çalıştığını
inceleyen bir bilimdir. İnceleme süreci tekil veya derneşik olarak ele
alındığında karşımıza makro ve mikro analiz çıkmaktadır. Bazen birbirinden çok
farklı, bazen de birbiriyle uyumlu olan bu analiz düzeylerini bir arada ele
almak daha doğru bir yoldur. Bu bakış açısına iç hastalıkları mütehassısı ile
patolog arasındaki uyum gibi bakılabilir...Devamı>>
Gündem | Kasım 2011|
Ali BABACAN
ICEF-2011 İstanbul Ekonomi ve Finans Konferansı Açılış
Konuşması
Ekonomi ve finansın uluslararası boyutta burada, İstanbul’da tartışılıyor olması
ve bundan sonra da daha da çok tartışılacak olması aslında bir sürpriz değil.
İstanbul, gittikçe dünyada önemini artıran, finans sonucunda ağırlığını artıran
bir şehrimiz. Üstelik 2023’ün dünyasında bizim hedefimiz İstanbul’u dünyanın en
değerli 10 finans merkezinden birisi haline getirmek. Şimdiden bu vizyonda
çalışmalarımızı başlatmış durumdayız ve 2009 yılında açıkladığımız strateji ve
eylem planları da bunun uygulamasına başlamış durumdayız ...Devamı>>
Gündem | Kasım 2011|
Murat KARAGÖZ
ICEF-2011 SUNUŞ
İstanbul, sahip olduğu tarihi ve kültürel zenginlikleriyle birlikte küresel bir
finans merkezi olma yolundadır. İstanbul Uluslararası Finans Merkezi projesine
ilişkin kısa, orta ve uzun vadeli eylem planları ile açıklanan hedeflerin
gerçekleştirilmesi, değerlendirilmesi, ileriye dönük hedeflerin tespit, takip ve
eşgüdümüne katkı yapmak amacıyla Fatih Üniversitesince düzenlenen İstanbul
Ekonomi ve Finans Konferansı (ICEF-2011) 20- 21 Mayıs 2011 tarihinde Haliç
Kongre Merkezinde gerçekleştirilmiştir. ...Devamı>>
Gündem | Şubat 2011|
Ahmet ARSLAN
Kamu İdarelerinde Güvenilir Finansal Raporlama Açısından
Muhasebe Denetiminde İç Kontrolün Önemi
2000’li yılların başında ABD’de şirketlerdeki yolsuzluk skandalları iç kontrolün
önemini ortaya çıkarmış ve bu çerçevede 2002 yılında çıkarılan Sarbanes–Oxley
Act olarak anılan yasa, halka açık şirketlere yönelik muhasebe denetimlerinin
sözkonusu şirketlerdeki iç kontrol sisteminin yeterliliği ve etkinliği konusunda
bir değerlendirmeyi de içermesi zorunluluğunu getirmiştir...Devamı>>
Gündem | Ocak 2011|
Cem Mehmet BAYDUR
Merkez Bankasının Resesyona İhtiyacı Var : Daha İyisi
Kriz Olsun
T.C. Merkez Bankası (TCMB) son on yıldır açık veya gizli, direkt veya doğrudan
enflasyon hedeflemesi yapmaktadır. Temel politika aracı faizi de bu doğrultuda
şekillendirmiştir. “Merkez Bankası’nın fiyat istikrarı amacı doğrultusunda en
güçlü politika aracı olan kısa vadeli faiz oranları, çeşitli makroekonomik
değişkenlerin gelecek dönem enflasyon gelişmeleri üzerine etkilerini kapsamlı
şekilde göz önüne alarak belirlenmiştir”
(TCMB)...Devamı>>
Gündem | Haziran 2010|
Yavuz AKBULAK, Sevinç AKBULAK
Türkiye’nin Rekabet Gücü Bağlamında Araştırma ve
Geliştirme (Ar-Ge) Faaliyetlerinin Özendirilmesi
İnsanlık için, Ar-Ge faaliyetleri yani “yenilik” veya “buluş”un anlamı, sadece
firma bazında ekonomik amaçlı ürün geliştirilmesi ve buna bağlı refah artırıcı
işlemlerin çok ötesinde, hastalıklara yeni tedavi yöntemleri geliştirilmesi;
enerji, su, gıda, çevre vb. küresel sorunlar için yeni çözüm yolları bulunması,
yeni iletişim yolları veya güvenlik araçları keşfedilmesi gibi daha geniş
kitleleri ilgilendiren açılımlara sahiptir. Bu nedenle, insanlık araştırma ve
geliştirme (Ar-Ge) faaliyetlerine ve bu konudaki arayışlarına aralıksız ve artan
ölçüde devam etmekte, bu alanda söz sahibi olmayı başaran ülkeler, küresel
anlamda ekonomik ve siyasal olarak da üstünlük sağlayabilmektedirler...Devamı>>
Gündem | Şubat 2010| Ahmet
ARSLAN
Denetim Mesleğinde Etik Prensipler
Denetim mesleğinin ayırt edici özelliği, düzeltici nitelikte ve objektif olması
nedeniyle, denetlenenlere ve kamuoyuna sağladığı güven ve bu güvenin mesleğe
kazandırdığı saygınlık ve itibardır. Bu güven ve saygınlık ancak denetimde
mesleki etik kurallara sıkı sıkıya bağlı kalmakla edinilip
sürdürebilir.Türkiye’de kamu denetim elemanlarının sorumluluğu denince akla
denetim elemanlarının yasal (hukuksal) sorumluluğu gelmektedir. Hâlbuki
denetimin kalitesini ve denetim elemanlarının saygınlığını, yasal sorumluluğun
yanı sıra mesleki etik sorumluluk da artırmaktadır...Devamı>>
Gündem | Ocak 2010
| Işıl Fulya ORKUNOĞLU
Hazine Bonosu ve Devlet Tahvillerinin Vergilendirilmesi
Hazine bonosu ve devlet tahvilleri, Türkiye Cumhuriyeti Hazinesinin finansmanı
amacıyla Türk Lirası ve döviz cinsinden çıkarılmaktadırlar. Vatandaşlar
açısından ise; belirtilen menkul kıymetlere, yatırımların belirli sürelerle
çeşitli yatırım araçları ile değerlendirilmesinde; genellikle daha güvenli ve
sabit getiriler elde edilmesi arzulandığında başvurulmaktadır. Hazine bonoları
ve devlet tahvilleri gelirlerinin; üzerinde yazan nominal değerin ödemede esas
alındığı, paraya çevrilebilirliği bakımından likit nitelikte kabul edilebilecek,
değişken kupon ödemeli tahviller hariç getirisi baştan belli olan, piyasa
koşullarına göre tamamı veya bir kısmı vadesinden önce nakde çevrilebilen,
vadesi uzadıkça taşıdıkları riski artan, 01.01.2006 tarihinden sonra ihraç
edilen hazine bonosu, devlet tahvili alım satım kazançları ve faiz gelirlerinin
nihai olarak %10 oranında vergiye tabi tutulduğu yatırım araçlarıdırlar...Devamı>>
Gündem | Kasım 2009
| Osman SİRKECİ
KOBİ’ler öncülüğünde Herkes İçin Sosyal Refah!
2009 yılına girerken Almanya’nın en önemli sanayi ve ticaret odalarından biri
olan İHK-Köln Sanayi ve Ticaret Odası’nın aylık yayın organı “IHK plus3” kapak
sayfasını Ludwig Erhard4’ın „Wohlstand für alle“ adlı çalışmasına ayırmıştı. Ve
2008 yılına damgasını vuran Küresel Krizin özellikle Almanya’da yol açtığı
depreme dikkat çekiyor ve Almanya’nın yaklaşık olarak 100 yıllık resmi devlet
politikası olarak temelleri Bismark döneminde atılmış olan uzlaşmacı “sosyal
refah devleti” politikalarından sapmanın yol açtığı tehlikelere işaret ediyordu. ...Devamı>>
Gündem | Ekim 2009
| Nuri GÖKALP
Kararda Hayat Vardır
İnsanlar, günlük rutin işlerden başlayıp meslek, iş ve eş seçimi gibi en önemli
konulara kadar verdikleri kararlarla yaşamlarını şekillendirirler. İnsanların
yaşam süreçlerindeki başarıları, başarısızlıkları ile içine düştükleri
boşlukların tümünde verdikleri doğru kararlar, yanlış kararlar veya
kararsızlıkların etkisi olmaktadır. Bu kararlar; insanların sahip oldukları
bilginin, kültürün, deneyimin, bakış açısının ve toplumdan oluşan disiplinin
tercihidir. Karar bir davranış şeklidir. Bu davranış, iş yaşamında güven sağlar.
Dolayısıyla kararlı olmanın başarıya etkisi yüksek olur. ...Devamı>>
Gündem | Eylül 2009
| Şermin ATAK
Sorumlular Hemşerilikten Bir Süreliğine Çıkarılmalı mı?
İstanbul ve Tekirdağ’da yaşanan sel 40’ın üzerinde can aldı. Sel “doğal afet”
olmanın ötesinde imar etme ve yer seçimi konularındaki yanlışlarla “yapay bir
felakete” dönüştü. Sel’in yapay bir felakete dönüşmesiyle beraber ile herkesin
bir sorumlu araması, kurumların birbirlerini suçlaması, meslek kuruluşlarının
“biz söylemiştik” söylemleri dikkati çekti. Sorumlu arama çabası içinde
Büyükşehir Belediye Başkanı’nın TSK’nın eğitim için kullandığı göletin taştığını
ifade etmesi, Başbakan’ın faturanın askere kesilmemesi gerektiğini belirtmesi,
siyasi partilerin birbirlerini suçlamaları, 2010 yılında “Dünya Kültür Başkenti”
olacak İstanbul’a yakışmadı. Dere yataklarına ve havzalara imar izni verenler ve
gerekli altyapıyı hazırlamayanlar ve bu bölgelerde yatırım yapanlar, bu yapay
felakete zemin hazırladılar. ...Devamı>>
Gündem | Ağustos 2009
| Naib ALAKBAROV
İktisadi Krizler, İktisadi Ahlak ve Tarihten Alınmayan
Dersler
Tüm dünyayı kasıp kavuran ekonomik kriz birçok soruyu da beraberinde getirdi.
Ekonomik kriz, aynı zamanda iktisat biliminin krizi olarak
değerlendirilmektedir, çünkü bu kriz ünlü iktisatçıların önemli çoğunluğu ve
bilim adamları tarafından daha önce fark edilmedi. Bilim adamları bir ekonomik
sonuç gerçekleştikten sonra bu ekonomik sonuca götüren sebep ve sürece yönelik
sayısız hesapsız fikir söyleme alışkanlıklarına bir yenisini daha eklediler.
Evet, en yüksek seviyede kabul edilen ekonomik dergilerde ilk bakışta korkutucu
matematik işlemleri içeren makaleler yayınlayan ekonomistler de bu krizi
öngöremediler. Bundan önceki krizlerde olduğu gibi ...Devamı>>
Gündem | Temmuz 2009
| Oktar TÜREL
Dünya Ekonomik Bunalımının Türkiye’ye 2008-2009’daki
Yansımaları Üzerine Notlar
Bu yazı, kısa ve tanıtıcı Giriş’i izleyen dört bölümden oluşmaktadır. İkinci
bölümde Türkiye’de 2008 sonbaharından bu yana şiddetlenen ekonomik durgunluğun
öncü göstergeleri ve günümüzdeki tezahürleri ele alınmaktadır. Üçüncü bölümde
hükümetin IMF ile 2008 yılı ortalarından beri yürüttüğü mali destek (stand-by)
anlaşması müzakerelerinin seyri incelenmektedir. Dördüncü bölümde hükümetin
ekonomik durgunluğu aşmak üzere izlediği kısa dönemli talep idaresi politikaları
ve diğer önlemleri tartışılmaktadır. Beşinci ve son bölümde ise emekten yana bir
orta dönemli stratejinin belli başlı öğelerinin neler olabileceği
irdelenmektedir ...Devamı>>
Gündem | Haziran 2009
| Osman SİRKECİ
Neoliberalizm Eleştirileri ve Almanya’da Yeniden Sosyal
Refah Devleti Arayışları
1970 sonlarında başlayan sosyal devlet anlayışına yönelik eleştiriler 1980 lerde
yoğunlaşarak etkisini artık mevcut devlet ve bürokrasi anlayışlarının
değiştirilmesi ile sonuçlandırmaya başladı. Devlet işlerinin (restrukturiert)
yapısal değişimi, modernleşmesi, adları ile refah devletinden federal devlet
düzenine geçişle birlikte Pazar fetişizmi tüm gelişme sürecine damgasını vurmaya
başladı...Devamı>>
Gündem | Mayıs 2009
| Ömer ÇAHA
29 Mart Yerel Seçimleri: Kazananı Bol Olan Bir Seçim
29 Mart 2009 yerel seçimleri partilerin pozisyonları bakımından radikal
değişiklikler getirmemiş olmakla birlikte bazı mesajlar içeren bir sonuca
sahiptir. Bilindiği gibi iktidar partisinin oyu bir önceki yerel seçim
sonuçlarına göre üç puan azalmışken, muhalefetteki bazı partilerin oyları ve
ellerindeki belediye sayıları artmıştır ...
Devamı>>
Gündem | Mayıs 2009
| Ayşen UYSAL
Öncesi ve Sonrasıyla 29 Mart Yerel Seçimleri
2009 yerel seçimlerinin belki de en çarpıcı sonucu “yerel dinamiklerin” önemine
yeniden dikkat çekmesi oldu. “Yerel”i bertaraf eden merkezi anlayışa bazı
kentlerde seçmen oylarıyla tepki gösterdi. Merkezin “yerel”e rağmen belirlediği
adayların seçimlerde başarı kaydedemediği örneklerin sayısı azımsanamayacak
kadar çok. Aday belirleme sürecinin incelenmesi ve seçim sonuçlarının dikkatli
bir okuması yerel dinamiklerin önemini açıkça ortaya koymaktadır ...
Devamı>>
Gündem | Nisan 2009
| Aykız DOĞAN
ABD Dolarının Hegemonyası Sarsılıyor mu?
ABD’nin eşi benzeri görülmemiş bir hızla para basması kriz ile mücadele
politikaları sonucunda daha da hızlanmış olmasına rağmen; yeni bir durum
değildir. Başka bir ekonomiyi mahvedebilecek olan bu yüksek para arzı, Dolar’ın
‘rezerv para’ (reserve currency) olması sayesinde ABD için üstesinden gelinmez
bir sorun teşkil etmemektedir. Peki, bu durum rezervlerini Dolar cinsinden tutan
ülkeler için ne ifade etmektedir? ...
Devamı>>
Gündem | Nisan 2009
| Aykız DOĞAN
ABD Dolarının Hegemonyası Sarsılıyor mu?
ABD’nin eşi benzeri görülmemiş bir hızla para basması kriz ile mücadele
politikaları sonucunda daha da hızlanmış olmasına rağmen; yeni bir durum
değildir. Başka bir ekonomiyi mahvedebilecek olan bu yüksek para arzı, Dolar’ın
‘rezerv para’ (reserve currency) olması sayesinde ABD için üstesinden gelinmez
bir sorun teşkil etmemektedir. Peki, bu durum rezervlerini Dolar cinsinden tutan
ülkeler için ne ifade etmektedir? ...
Devamı>>
Gündem | Mart 2009
| Cem M. BAYDUR
Krizden Kurtulmak İçin Neler Yapmalı
Cumhuriyet tarihimizin en ağır ekonomik krizi 2001 krizidir. % 5.67 kadar
ekonomimiz küçülmüştür
Enflasyon % 50’lerin üzerine ulaşmış ve işsizlilik % 10.6’yı bulmuştur. Bu ağır
kriz ortamından Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı ile beraber takip eden yıl dış
âlemdeki olumlu gelişmeler ekonomiyi kısa sürede toparlamış, büyüme % 6’lara
ulaşmış, enflasyon da % 35’lere gerilemişti. Ancak bugünkü koşullar 2001’deki
koşullardan çok farklıdır. ...
Devamı>>
Gündem | Şubat 2009
| Hayal A. ŞİMŞEK, Asuman ALTAY
Küresel Kriz Ortamında Türkiye'de Maliye Politikalarının
Değerlendirilmesi
Dünya Ekonomisinde küreselleşme eğilimlerinin devletlerin ekonomi politikalarını
önemli ölçüde değiştirdiği görülmektedir. Özellikle gelişmekte olan ülkeler
1970’li yıllardan itibaren hızla yayılan bir serbestleşme sürecine girmişler ve
ekonomik yapılarında bir değişim süreciyle karşı karşıya kalmışlardır. Bu
ülkeler kamu kesimini daraltıcı etki oluşturan maliye ve para politikalarına
ağırlık vermişlerdir. Dolayısıyla hem vergi oranlarını azaltıcı şekilde gevşek
vergi politikaları hem de kamu harcamalarını daraltıcı sıkı harcama politikaları
kullanmışlardır ...
Devamı>>
Gündem | Ocak 2009
| Kemal CEBECİ
Dolar Hala Çok Ucuz! Doları Anlamaya Çalışmak
Yaşanan küresel finansal krizin etkileri biraz gecikmeyle de olsa Türkiye
sınırları içine girmiş bulunmakta. Bayram tatili nedeniyle birkaç haftalık
sakinliğin ardından özellikle döviz piyasası krize tepki veren piyasaların
başında geliyor. Diğer taraftan İMKB endeksinin de tepkisi dövizden aşağı
kalmadı. Kısa süre içinde 40000’lerden 20000 puanlar seviyesine yaklaşmış
bulunmaktayız. Borsadaki düşüşün temel gösterge niteliğinde olduğu bir gerçek
ancak içeride halkın büyük bölümü dövizin verdiği tepkilere daha duyarlı.
Nitekim yıllar boyu halkın temel yatırım aracı olan dövizdeki her hareket
kişilerin tüketim, yatırım gibi temel ekonomik kararlarını etkiliyor ...
Devamı>>
Gündem | Aralık 2008
| Serpil AĞCAKAYA, İsmail Sadık YAVUZ
Piyasanın Çığlığı: Yirmi Birinci Yüzyıl İktisadında Bir
Dönüm Noktası Mı?
24 Ekim 1929, tarihe “Kara Perşembe” olarak geçmiştir. Peki, bu tarihte ne
olmuştur da yıkılmaz görünen duvarlar çökme tehlikesi yaşamıştır? Adam Smith
tarafından temelleri atılan, marjinalist devrim tarafından gözden geçirilen,
Marshall ve Avusturya Ekolü tarafından önemli ölçüde geliştirilen kapitalist
doğal serbesti sistemi kuşatma altındaydı. Say kanununun, tasarrufun, denk
bütçenin, düşük verginin, altın standardının klasik erdemleri, daha önce hiç
görülmemiş bir şekilde saldırı altındaydı. Sadece krizin patlak verdiği hafta
olan 21–29 Ekim 1929 tarihleri arasında Dow Jones sanayi ortalamasına
bakıldığında ... Devamı>>
Gündem | Kasım 2008 | Cem
Mehmet BAYDUR
Dünyadaki Kriz, Doğru Dış Açık ve Bize Sunulan Fırsat:
Hükümet IMF ile Anlaşmamalıdır
Son zamanlarda cari işlemler dengesindeki bozulma ile kur arasında çok kuvvetli
bir ilişki olmadığı yolunda çıkarımlar yapılmakta, cari işlemler dengesindeki
bozulmanın yapısal nedenlerden ve enerji fiyatlarındaki artıştan kaynaklandığı
iddia edilmektedir. Hatta esnek kur sisteminde bile 2000’li yıllarda cari
işlemler dengesinin bozulma sürecinin giderek artması, ihracatçıların kurun
değerlendiği yolundaki şikayetleri görmezden gelinmiştir ...
Devamı>>
Gündem | Kasım 2008 | Naib
ALAKBAROV
Krizler Kapitalist Sistemin Sigortasıdır
AB Komisyonu 26 Mart 2008 yılında yayınladığı raporda uluslararası finans
piyasalardaki krizin ve yükselen fiyatların AB’nin ekonomik büyümesi üzerinde
olumsuz etki yaratacağı uyarısında bulundu. Bundan ilaveten AB Merkez Bankası
Başkanı Jean-Claude Trichet Brüksel’de AB Parlamentosu Ekonomi ve Para Kurulunda
yüksek enflasyon ve Euro’nun yüksek kurunun AB ekonomisini olumsuz etkilediği
açıklamasında bulundu ...
Devamı>>
Gündem | Ekim 2008 | Osman
SİRKECİ
Avrupa Birliği’nden KOBİ’lere Yeni Açılımlar: Küçük
İşletmeler İçin ON EMİR
Avrupa Komisyonu Başkanı, José Manuel Durão Barroso, 25 Haziran 2008’de,
Brüksel’de yaptığı açıklamada; “Avrupa Birliği sınırları içinde bulunan KOBİLER,
artık kırmızı kart görmeyecek, tam tersine onların ayaklarının altına kırmızı
halı serilecek” cümleleri ile önümüzdeki on yıla en geniş girişimciler
kitlesinin gelecek on yılına damgasını vuracak ON EMİR’li Avrupa Küçük
İşletmeler Yasa’sı ile ekonomik ve sosyal tabanlı politikaların anlamını ve
önemini belirtti ...
Devamı>>
Gündem | Eylül 2008
| Cesurhan TAŞ
Kalkınmaya Giden Yol Kalkınma Ajanslarından mı Geçer?
Ülkemiz, dünya çapında iktisadi büyüklük sıralaması açısından henüz ilk on ülke
arasına girememiştir. Ulusal kalkınma açısından ileri seviyede olmamanın yanında
kendi bölgeleri arasında da ciddi gelişmişlik farklılıkları bulunmaktadır. Bazı
bölgelerimiz OECD ve AB seviyesine ulaşmış iken bazı bölgelerimiz ise geri
kalmış Afrika ülkeleri düzeyinde bulunmaktadır ...
Devamı>>
Gündem | Ağustos 2008
| Yrd. Doç. Dr. Ramazan GÜNLÜ
Sosyalist Enternasyonal ve Cumhuriyet Halk Partisi
CHP 30 Haziran-2 Temmuz 2008 tarihlerinde Atina’da yapılan Sosyalist
Enternasyonal toplantısına katılmadı. Katılmamasının nedeni, Sosyalist
Enternasyonal ilkelerine uymadığı gerekçesiyle CHP aleyhine sert bir bildiri
yayımlanacağı haberiydi. CHP Sosyalist Enternasyonal’e 1970’lerin sonuna doğru
üye olmuştu. Son zamanlarda izlediği politikanın milliyetçi ve militarist tonlar
içerdiği yönünde değerlendirmelerin giderek arttığı bir ortamda AKP içinde yer
alan “sosyal demokrat” siyasetçilerin Sosyalist Enternasyonale CHP aleyhine
başvuru yaptığı yorumları da toplantıya katılmamasında etkili oldu ...
Devamı>>
Gündem
| Temmuz 2008
| Dr. Cenap ÇAKMAK
Türkiye-Avrupa Konseyi İlişkileri ve AK Parti Kapatma
Davası
Türkiye’de iç siyaset gündemini önemli ölçüde etkileyen AK Parti’ye yönelik
açılan kapatma davası kısa sürede ülkenin dış politikasında da önemli bir hale
geldi. Özellikle demokratikleşme ve sivilleşme bağlamında tartışılan kapatma
davasının Türkiye’nin uluslararası alandaki imajına büyük zarar verdiği
görüşleri sıklıkla dile getirildi.Türkiye’de demokratikleşmeden taviz ya da geri
dönüş anlamına gelebilecek bu sürecin AK Parti’nin kapatılması ile neticelenmesi
durumunda Türkiye’nin ağır bir fatura ödemek zorunda kalacağı iddia edildi ...
Devamı>>
Gündem
| Haziran 2008
| Dr. Mustafa ALPASLAN, Doç. Dr. Mustafa SAKAL
Vergi Usul Hukuku Uygulamasında Tebligat Usulleri ve
Süreler
Vergi hukukunda tebligat konusu son derece önem taşıyan ve üzerinde durulması
gereken bir konudur. Bu bağlamda 213 sayılı Vergi Usul Kanunu(VUK) tebliğle
ilgili hükümleri gereğince tebliğin vergilendirmeyi ilgilendiren ve hüküm ifade
eden bir yazının veya bir belgenin o kimseye önceden belirlenmiş yöntem ve
şekillere göre iletilmesidir. Vergi usul hukukunda belirlenen yollardan biri ile
belirlenen matraha idarece vergi oranı uygulanarak vergi alacağının miktarı
bulunduktan sonra, bunun mükellefe bildirilmesi gerekecektir...
Devamı>>
Gündem
| Mayıs 2008
| Yrd. Doç. Dr. Serpil AĞCAKAYA
2007-2008 Mali Yılı Bütçelerinin Değerlendirilmesi
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu uyarınca 2006 yılından
itibaren, “konsolide bütçe” uygulamasından uluslararası standartlarla uyumlu ve
daha geniş kapsamlı olan “ merkezi yönetim bütçe” uygulamasına geçilmiştir.
Böylece, merkezi yönetim içinde yer alan, fakat bütçe dışında kaynak kullanan
kamu idareleri bütçeye dahil edilmiş, ayrıca düzenleyici ve denetleyici
kurumların , gelir ve harcamaları da bütçe kapsamına alınmıştır. Bu sayede, kamu
kesimi daha doğru ve gerçekçi bir şekilde sınıflandırılarak bütün kamu
idarelerinin gelir ve giderleri bütçe içine alınmıştır...
Devamı>>
Gündem
| Nisan 2008
| Yrd.Doç.Dr. Fatih TÜRE
Egemenlik, Temsili Demokrasi ve Ulus-Devlet
Geçtiğimiz günlerde bir televizyon programında “dağdaki çobanın oyu ile benim
oyum eşit olmamalı” türünden sözler sarfeden bir magazin kızı, medyada ve hatta
akademik çevrelerde yoğun bir tartışmanın başlamasına neden oldu. Her gün yazı
yazmak ya da izlenebilecek bir program hazırlamak zorunda olan köşe yazarları ve
haber programcıları, aslında politik düşünce tarihinin en kadim sorunlarından
biri olan bu konu üzerine yoğun bir biçimde eğildiler. Tahmin edileceği gibi,
kerameti kendinden menkul birçok köşe yazarı ve televizyon programcısı, kendi
düzeyleri ölçüsünde, okuyucuyu ve izleyiciyi ‘aydınlattılar’. Bu bağlamda
demokrasinin temelinin mutlak bir eşitlik idealine dayandığından dem vuranlar da
oldu, “tabii ki ben de” diye başlayıp “ama” diye devam eden cümleler kuranlar da...
Devamı >>
Gündem
| Mart 2008
| Doç. Dr. Cem M. BAYDUR
Dünyanın Krizi de Bizimdir, Bizimkisi de
Türkiye’de gerek günlük yaşamda halk, politikacılar gerekse ekonomi bürokrasisi
ve akademisyenler için istikrardan anlaşılan fiyat istikrarıdır. Kalıcı bir
fiyat istikrarından bahsedildiğinde ise enflasyon yanında ödemeler dengesi
açığına, büyüme ve işsizlik değerlerine bakılmaktadır. Bunun yanında para ve
maliye politikalarının sıkı olup olmaması da tartışılmaktadır. Bütün bu
tartışmalar doğru olmakla beraber ekonomi, özünde olmasa bile analiz açısından
fiziğe çok benzer dengeler ile uğraşır ...
Devamı >>
Gündem
| Şubat 2008
| Necdet SUBAŞI
AKP ve Aleviler -"Yol" ve "Yordam" Arayışı
Aleviler tarihsel kimliklerini, kurumsal yapı ve ritüellerini bugün nasıl
sürdüreceklerine ilişkin olarak, oldukça çeşitlenmiş söylem ve tasavvurlarıyla
derin bir kargaşanın içindedirler. Dedelerin manevi rehberliklerinin yeniden
biçimlenmesinden her bir dedenin din hizmetlisi olarak istihdam edilmesine, cem
evlerinin kısmî birer ibadet mekânı olarak tasarlanmasından devletin Alevilere
yönelik her tür hata ve kusurunu itiraf edip kendilerinden açıkça özür
dilemesine kadar pek çok konuda yoğunlaşan beklentileri, Alevi talepkârlığının
sınırlarını göstermesi açısından oldukça önemli bir harita işlevi görmektedir ...
Devamı >>
Gündem
| Ocak 2008
| Dr. Gary CHAMBERS
Gordon Brown'ın Ekonomi Politikalarına Bakış
1997-2007 Yılları arasında Gordon Brown, genel olarak başarılı bir maliye bakanı
olarak ün yapmış, 27 Haziran 2007’de Tony Blair’in yerine geçerek İngiltere
Başbakanı olmuştur. Brown, bir Başbakan olarak görevinin kendisinin ve İşçi
Partisin iktidarını korumak olduğuna inanmaktadır. Göreve geldiğinde ülkeyi daha
iyi ve adil hale getirme sözü vermiştir. Ancak, İngiltere’nin uzun dönemli
Maliye Bakanı olduğu dönemde bu amaçlarının ne kadarını yerine getirebilmiştir?
Bu çalışmanın amacı, son on yılda İşçi Partisi yönetimindeki ekonomi
politikasının temel unsurlarına değinmek ve İngiltere ekonomisinin yakın
geleceğe yönelik planlarını ele almaktır ...
Devamı >>
| Ocak 2008
| Naib ALAKBAROV
AB Komisyonu 2007 Yılı Türkiye İlerleme Raporu
AB Komisyonu 06.11.2007 tarihinde AB Konseyi ve AB Parlamentosuna sunacağı
toplam 82 sayfalık “2007 yılı Türkiye İlerleme Raporu”nu açıkladı. Açıklanan
raporun ön sözünde bu raporun kısaca 1) Türkiye ile AB arasındaki ilişkileri; 2)
Türkiye’nin AB tam üyeliği için gereken siyasi koşulların durumunu; 3)
Türkiye’nin AB tam üyeliği için gereken ekonomik koşulların durumunu ve 4) AB
Antlaşmalarında, yasalarında ve Birlik politikalarında belirtilen üyelik için
gereken koşulların Türkiye açısından değerlendirilmesinin yapıldığı
belirtilmektedir ...
Devamı >>
Gündem
| Aralık 2007
| Doç. Dr. Nadir EROĞLU
İktisat Politikalarında Israrla Neden Fiyat İstikrarı
Amacı?
FED (Federal Reserve Bank- ABD Merkez Bankası) gibi, gelişmiş ülkelerin merkez
bankaları ile gelişmekte olan ülkelerin merkez bankalarının oynadığı roller
birbirinden oldukça farklıdır. Gelişmiş ülkelerin merkez bankaları uluslar arası
finansal sermayeyi yönlendirirken, gelişmekte olan ülkelerin merkez bankaları bu
tür sermayenin koyduğu kurallar ile yönlendirilir. IMF ve Dünya Bankası gibi
uluslararası kuruluşlar özelleştirme, finansal serbestleşme, dışa açılma, vergi
reformu, kamu harcamalarının yeniden yapılandırılması (hepsine birden Washington
Consensus diyebiliriz) koşulları
altında gelişmekte olan ülkeler ile stand-by anlaşmaları yapmak suretiyle bu
ülkelerin para ve maliye politikaları üzerindeki denetim haklarını ellerinden
alarak bu yönlendirmenin en önemli sac ayaklarını oluştururlar ...
Devamı >>
![]()
| Aralık 2007 | Dr. Bünyamin BEZCİ
Anayasayı Tartışmak
Liberal düşünce Hobbes’tan beri özgürlüğümüzü ve güvenimizi sağlamak için nasıl
bir devlete katlanmamız gerektiğinin formülünü bulmaya çalışmaktadır. Mükemmel
formülü ne Locke ne de Rousseau bulabilmiş değildir. Hegel çözümü devleti mutlak
kılmakta, Marx ise devleti toptan yok etmekte bulduğunu ilan etmiştir. 19.
Yüzyıl sonunda siyaset felsefesinin bu kadim sorunu Tocqueville’le birlikte
özgürlük ile eşitlik arasında bir sorun olarak anlaşılmaya başlanmıştır ...
Devamı>>
Gündem
| Kasım 2007
| Dr.Cenap ÇAKMAK
Türk ve Amerikan Dış Politikalarında Benzerlikler ve
Amerikan Diplomasisinden Alınacak Dersler
Türk dış politikasında önemli bir yeri olan ABD ile ilgili birbirinden oldukça
farklı değerlendirmelere ve analizlere rastlamak mümkündür. Bu nedenle de
denilebilir ki Türk-Amerikan ilişkilerinin niteliği ve içeriği çok tartışmalı
bir konudur. ABD’nin süper güç olduğuna ve Türkiye’nin de yönünün devamlı Batıya
yönelik olduğunu savunanlara göre Türkiye ABD için, ABD de Türkiye için çok
önemlidir; ki bunun da doğal sonucu iki ülke arasındaki ilişkilerin olumlu
seyretmesi için çaba gösterilmesi gerektiğinin açık olduğudur ...
Devamı >>
![]()
| Kasım 2007 | Naib ALAKBAROV
2007 Nobel İktisat Ödülü Mekanizma Tasarımı Teorisine
Kimyager, mühendis ve sanayici Alfred B. Nobel, 1833 İsveç doğumlu olup, 1896’da
İtalya’da ölmüştür. Servetinin büyük kısmını (9 milyon dolar) Nobel ödülü
verecek bir vakıf için bağışlamıştır. 1900 yılında kurulan Nobel Vakfı özel bir
kuruluştur. Nobel ödülleri esas olarak fizik, kimya, fizyoloji veya tıp,
edebiyat, barış olarak beş alanda her yıl ekim ayında verilmektedir ...
Devamı >>
| Kasım 2007|
Doç. Dr. Turgay UZUN
Seçim Sonrası Türkiye Hangi Yöne?
22 Temmuz seçimlerine yönelik yapılan değerlendirmelerde seçimin Türkiye’de yeni
bir dönemim başlangıcı olduğu ve çok önemli sonuçları beraberinde getirdiği
yolundaki düşünceler ön plana çıkmaktadır. 22 Temmuz seçimlerini önceki
seçimlerden ayıran noktalar nelerdir veya neden Türk siyasal yaşamında bu kadar
önemli sonuçlar ortaya çıkarmaktadır? ...
Devamı >>
Gündem
| Ekim 2007
| Dr. İsmail MAZGİT![]()
Sermaye Piyasalarında Spekülâsyon: Tarihin Tekerrürü
Sermaye piyasaları tarihi, kısa yoldan zengin olma hayaline sahip olanların,
genellikle bu hedeflerine ulaşabilmek için finansal piyasalarda ve özellikle de
hisse senedi borsalarında yaptıkları faaliyetler sonucu, uğradıkları hüsranın
örnekleri ile doludur. Nitekim son olarak Çin’de bu hayalin önemli ölçüde
taraftar bulduğu, menkul kıymet piyasalarının bu hayalin peşinde koşanların
işlemleri ile dolu olduğu, haberleri yayılmaya başladı. ...
Devamı >>
![]()
| Ekim 2007
|
Naib ALAKBAROV
AB Anayasa Krizinden Kurtulma Çabasında
AB Anayasasının Fransa ve Hollanda’da halk tarafından kabul edilmemesi ile
başlayan, yaklaşık iki yıldan beri devam eden ve AB’nin siyasi ve kurumsal
faaliyetlerini kilitleyen kriz, Lizbon Zirvesinde (18-19 Ekim 2007) varılan
anlaşmalarla aşıldı. Bu anlaşmalar 2009 tarihinden itibaren geç kalmış
reformların hayata geçirilmesini amaçlamaktadır. “Lizbon Antlaşmaları” olarak da
adlandırılan “Avrupa Birliği Antlaşması” ve “Avrupa Birliği İşleyiş Antlaşması”,
13 Aralıkta Portekiz’in başkenti Lizbon’da devlet ve hükümet başkanları
zirvesinde ve daha sonra ayrı ayrı AB ülkeleri hükümetleri tarafından da
onaylanacak. Tüm üye ülkelerde aynı anda yürürlüğe girecek olan antlaşmalar,
2009 yılından itibaren AB’nin temel hukuki çerçevesini oluşturacak. ...
Devamı >>
Gündem
| Eylül 2007
|
Mehmet Merdan Hekimoğlu
Bu Meclis Anayasa Yapabilir mi?
Özgün modernleşme tarihimizden tevarüs eden devlet merkezci zihni paradigmanın
anayasa hukukumuza yansımasının doğal bir sonucu olarak, genelde devlet ve
toplum arasında yapılan bir sözleşme olduğu kabul edilen ama aslında toplumun,
birlikte yaşama iradesinin asgari müştereklerde tecelli etmiş ortak zemini
olarak, bütünüyle kendi içerisinde kotarması gereken temel hukuksal ve siyasi
belgeler olarak anayasaların ...
Devamı >>
Gündem
| Ağustos 2007
|
Fahri YAVUZ
Türkiye Tarımı Üzerine Düşünceler
Tarım, insanların temel ihtiyacı olan gıda ve ileri düzeyde olduğunu görüyoruz.
Tarımsal giyinme gereksinimlerinin ham maddesini kaynakları bol olan ABD gibi
ülkelerde ekonomi sağlayan sektör olması nedeniyle, tarihin her gelişmiş
olduğundan, bu kaynakları doğru ve döneminde stratejik önemini korumuştur. Bu
etkin kullanmak mümkün olmaktadır ...
Devamı >>
| Ağustos 2007
|
Turgay UZUN
Seçim Sonrası Türkiye Hangi Yöne?
22 Temmuz seçimlerine yönelik yapılan Bu noktadan baktığımızda, 22 Temmuz,
değerlendirmelerde seçimin Türkiye’de yeni demokratik süreçlere yönelik bir
referandum bir dönemim başlangıcı olduğu ve çok önemli anlamı taşımaktadır.
Seçim sonuçları, sonuçları beraberinde getirdiği yolundaki demokratik sürecin
desteklenmesi, AB düşünceler ön plana çıkmaktadır ...
Devamı >>
| Ağustos 2007
|
Umurcan GAGO
ABD' de Swap Sözleşmelerinin Vergilendirilmesi
Geçtiğimiz iki yılda ülkemizin finans sektörü vaktinin önemli bir bölümünü para
ve sermaye piyasalarındaki gelişmeleri takip etme fonksiyonunun yanında finansal
araçların vergilendirilmesi konusuna vakfetti. Banka ve aracı kurum
birliklerinin yanında yerli ve yabancı kökenli finansal kurumlar için bu konu
ciddi bir zaman-işgücü yatırımı haline geldi. Uzun ve çok sayıda toplantılar
yapıldı ... Devamı >>
Görüş | Haziran 2007
| Adnan NAS
Geçtiğimiz yıl boyunca çeşitli çevrelerce sık sık gündeme getirilen erken seçim
senaryoları cumhurbaşkanlığı krizi ile birlikte kuvveden fiile döndü. Bununla
birlikte bu seçime erken seçim değil, öne alınmış bir seçim demek daha doğru.
Ancak bu seçim bir başka siyasi krizin sonucu olduğu için farklı bir nitelik
kazandı. Çünkü bu defa seçim sonrası için siyasi istikrarsızlık ihtimali artmış
durumda.2002 seçimlerinde AKP bir bilinmeyendi. Mevcut ekonomik programa ve AB
perspektifine ne ölçüde sahip çıkacağı belli değildi. Geçen beş yıl içinde
AKP’nin hem ekonomide hem de AB konusunda umulanın ötesinde bir performans
sergilemesi bu soruları gündemden kaldırırken, Türkiye bu seçimde kendini yeni
bir tartışmanın çinde buldu...
Devamı >>
editörden

Yorum

GÜNDEM

bu ayki sayI

Geçmiş sayIlar

Makale Gönderimi

abonelik
Yeni abone olacak veya aboneliğini yenileyecek akademisyen ve öğrencilerimize özel olarak % 35 indirim uygulanacak olup yıllık 12 sayının abone bedeli 100 TL’ye indirilmiştir.

